G7 Zirvesi Eylemlerle Karşılandı
G7 Zirvesi, Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde 15-17 Haziran tarihlerinde gerçekleştirildi. Bu zirveye G7 ülkeleri dışında Katar, BAE, Mısır, Güney Kore, Kenya, Hindistan ve Ukrayna liderleri de katıldı. Batılı emperyalist güçlerin ABD öncülüğünde mevcut durumu tartıştığı ve önümüzdeki süreçler için yön tarif ettiği bu tür toplantılar önem arz ediyor.
Bu sene de yine G7 ülkeleri, Ukrayna’yı daha fazla destekleme ve Rusya’yı daha fazla sıkıştırma konusunda anlaştı. Kaleme aldıkları ortak açıklamada, Ukrayna’ya hava savunma sistemleriyle uzun menzilli silah sevkiyatının daha hızlı bir şekilde sağlanacağı ve Rusya üzerindeki yaptırım baskısının arttırılacağı ifade edildi. Emperyalistler kuklaları haline gelen Ukrayna’nın savaşı kaybetmemesi için her türlü desteği vermekten geri durmayacaklar.
Bu zirvede ABD Başkanı Donald Trump’ın bir toplantıya girerken “Merhaba, patron benim” demesi, Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasındaki laf dalaşı gibi skandalları bir kenara bırakıp daha mühim bir noktaya odaklanmamız gerekiyor: OpenAI, Anthropic, Meta gibi yapay zekâ şirketlerinin yetkilileri zirveye katılan liderlerle bir toplantı gerçekleştirdi.
Toplantıda YZ modellerinin geliştirilmesinde ABD öncülüğünde işbirliğinin sağlanması gerektiğinin altı çizildi. Bu, küresel güç mücadelesinde YZ’nin de artık önem arz ettiğinin bir göstergesi sayılabilir.
G7 Zirvesi öncesi binlerce kişi Cenevre’de zirveye karşı eylem gerçekleştirdi. Yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı eylemlerde G7 karşıtı söylemler ön plandaydı.
Emperyalizme ve kapitalizme karşı öfke, yer yer göstericilere yönelik polis saldırısına dönüştü. 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek NATO zirvesinde de halkımız benzer bir tepkiyi dünyanın en büyük terör örgütü NATO’ya göstermek zorundadır.
Emperyalizmden ve Siyonist İsrail Rejiminden Barış Beklenemez!
Emperyalizmin ve Siyonist İsrail rejiminin Ortadoğu’ya yönelik saldırıları ve emperyalist dizayn hamlesi uzun yıllardır bölgeyi büyük bir kaosa, yıkıma ve belirsizliğe sürüklemiş durumda. Suriye’de HTŞ’nin iktidara getirilmesi ve HTŞ-SDG entegrasyonu, Lübnan’a yönelik saldırılar, Filistin’de gerçekleştirilen katliam, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları son dönemde Ortadoğu’daki emperyalist saldırganlığa örnek nitelikte.
İran’ın Hürmüz Boğazı ve Lübnan’a yönelik İsrail saldırganlığına karşı tutumu emperyalizmin İran’a yönelik hamlesini de farklılaştırmış durumda. Emperyalist sistem içerisindeki gerilimleri de tetikleyen bu durum ABD-İsrail ve İran arasındaki süreci, savaş, ambargo, mutabakat ve anlaşmalar arasında gidip gelen bir düzleme evriltmiş vaziyette. ABD ve İran arasında imzalanan son anlaşmanın ardından savaşın bittiği algısı oluşturulmaya çalışılsa da emperyalizmin ve Siyonist İsrail rejiminin karakteri ve attıkları adımlar gerçeğin bu olmadığını gösteriyor.
Bugün ABD ve İsrail arasında kimi dönem diplomatik anlamda karşıtlık görüntüsü açığa çıksa da özünde İsrail’in Ortadoğu’daki adım larının emperyalizmin tam desteğiyle atıldığı görülmek durumundadır. İbrahim anlaşması başta olmak üzere, ABD emperyalizminin İsrail’e verdiği ekonomik, askeri ve siyasi destek yadsınamaz bir gerçek. Bugün ABD’nin barıştan yana olduğu İsrail’in ise savaşı zorladığı tezleri bu açıdan gerçekliği tam olarak yansıtmamaktadır. Yaşanan durum, İran’a yönelik emperyalist müdahalenin içeriği ve biçimi noktasındaki tartışmalar ve farklılaşmalarda aranmak durumundadır.
Kimi dönem ABD’nin NATO karşıtı söylemleri, AB ülkeleriyle “gerilimleri” artsa da özünde emperyalist-kapitalist sistemin çıkarlarında ortaklaşıldığı görülmelidir. Bugün aynı durum ABD ve İsrail ilişkisi açısından da yaşanmaktadır. Ortadoğu halkları ABD’den de İsrail’den de medet umamaz ve emperyalizme güvenemez. Emperyalizmden ve siyonist İsrail rejiminden barış beklenemez!
NATO’ya Karşı Ülkeyi Savunmak Suç Değildir!
Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi yaklaşırken, egemenlerin ve işbirlikçi sermaye iktidarının her büyük emperyalist buluşma öncesinde devreye soktuğu tanıdık senaryolar yeniden sahnede. Gözaltılardan, ev baskınlarıyla onlarca devrimci ve öğrencinin tutuklanmasına varan bu operasyon dalgası, iktidarın emperyalizme sunduğu bir “temizlik” güvencesinden başka bir şey değildir. Sokakları ve meydanları halka kapatmak, savaş aygıtına karşı çıkan sesleri gözaltılarla, tutuklamalarla susturmak istemektedirler.
Bu gözaltılar ve tutuklamalar, AKP’nin emperyalistlere ne pahasına olursa olsun sadık kalacağının taahhüdüdür. İktidar, ülkenin limanlarını, topraklarını ve askeri imkanlarını NATO’nun Ortadoğu’dan Doğu Avrupa’ya uzanan kanlı planlarına peşkeş çekerken; bu barbarlığa “Dur!” diyen yurtseverleri, sosyalistleri ve gençleri susturmaya çalışmaktadır. NATO’ya karşı çıkmak, emperyalizmin işgal ve sömürü politikalarına karşı durmak, bu toprakların en meşru hakkı ve onurlu geleneğidir. Bugün bu hakkı kullanan 21 devrimcinin ve öğrencinin tutuklanması, bu meşruiyeti gölgeleyemez.
Net olarak görülmektedir ki: NATO, iddia edildiği gibi bir “savunma örgütü” değil; dünya halklarının kanı, gözyaşı ve sömürüsü üzerine kurulmuş küresel bir terör örgütüdür. Ankara’da yapılacak olan zirve ise, yeni savaş planlarının, silahlanma bütçelerinin ve halklara yönelik yeni saldırı paketlerinin onaylanacağı bir pazar yeridir. İşbirlikçi iktidar, bu pazar yerinin huzurunu kaçıracak yegâne güç olan devrimci iradeden korkmaktadır. Gençliğin ve işçi sınıfının NATO karşıtı öfkesinin sokaklara taşmasından duyulan bu korku, baskının boyutunu da gözler önüne sermektedir. Sosyalist hareketin sorumluluğu ve görevi emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine karşı anti-emperyalist mücadeleyi büyütmektir. Ülkeyi yabancı postallara ve savaş çetelerine teslim etmek isteyenlere karşı; bağımsız, eşit ve özgür bir Türkiye mücadelesi kararlılıkla sürdürülecektir. NATO’ya karşı ülkesini savunanlar yalnız değildir; suçlu olanlar halkı ezen ve emperyalizmin uşaklığını yapanlardır!
Zorbalığı Bırakın, Eğitim Emekçilerinin Taleplerini Kabul Edin!
Eğitim emekçilerinin başladığı açlık grevi 7. gününü de güvenlik güçlerinin baskı ve şiddetiyle geçirdi.
Öğretmenler, güvenceli iş istiyorlar. Her yıl yenilenip yenilenmeyeceği belirsiz sözleşmeler, yaz aylarında fiilen işsiz bırakılmaları, saatlik ücretlendirme sistemi ve ek derslerin belirsizliği özel sektör öğretmenlerinin sorunlarının başında geliyor.
Öğretmenler, taban maaş hakkının geri getirilmesini talep ediyor. 2014 yılında Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda yapılan değişiklikle kaldırılan düzenleme, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin kamudaki meslektaşlarından daha düşük ücret almasını engelliyordu. Bu yasa geri getirilmeli ve böylece gelir adaletsizliği son bulmalı.
Öğretmenler, büyük haksızlık yaratan mülakat sisteminin kaldırılmasını istiyorlar.
Bu talepler de meşrudur, eğitim emekçilerinin eylemleri de. AKP iktidarı “kamu düzenini bozmak” gerekçesi ile haklarını arayan, sesini duyurmak isteyen emekçileri baskılamak ve sindirmek istemektedir.
Bu baskı ve şiddetin arkasında korku olduğunu biliyoruz. Patronların hakkını korumak için uygulanan bu adımlar derhal son bulmalı, eğitim emekçilerinin talepleri kabul edilmelidir.
Birlik ve Dayanışma Hareketi’nden İstanbul ve İzmir’de NATO Karşıtı Toplantılar
Temmuz ayında ülkemizde toplanmaya hazırlanan emperyalizmin kanlı savaş aygıtı NATO’ya; Filistin’de, İran’da ve Suriye’de halkların kanını döken kasaplara karşı omuz omuza veriyoruz!
Çözüm ne yirmi beş yıldır NATO’nun en sadık bekçiliğini yapan AKP’nin sahte hamasetinde ne de yüzünü emperyalist barbarlara dönüp NATO’dan “güvenlik ve demokrasi” bekleyen muhalefetin işbirlikçiliğindedir!
Ülkemizi kan gölüne çeviren darbelerin, fâili meçhullerin ve katliamların mimarı olan bir savaş örgütünden; barış, demokrasi ve güvenlik beklenemez.
Sermaye sınıfının bekası için bağımsızlığımızı peşkeş çekenlere ve dünyayı emperyalist barbarlığın karanlığına sürükleyenlere karşı işçi sınıfının eşitlik, özgürlük ve kardeşlik bayrağını dalgalandırıyoruz.
Birlik ve Dayanışma Hareketi; emperyalist saldırganlığa, uluslararası sermayenin koçbaşı savaş örgütü NATO’ya ve ülkemizi bu kanlı projelerin bir parçası haline getirenlere karşı tüm emekçileri, gençleri ve yurtseverleri mücadeleyi yükseltmeye çağırıyor!
Birlik ve Dayanışma Hareketi İstanbul Bağcılar, Esenyurt, Şişli, Gazi Mahallesi, Kadıköy, Avcılar ve Bakırköy’de; İzmir Karşıyaka, Buca ve Bornova’da NATO karşıtı toplantılarını gerçekleştirdi.
NATO’ya Karşı Bağımsızlık ve Sosyalizm Yürüyüşü İçin Çağrı
Emperyalistler ve onların savaş örgütü NATO 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da toplanmaya hazırlanıyor. Dünyayı kana bulayan, Gladio örgütlenmeleri ile işçi sınıfının ve halkların mücadelesini boğmaya çalışan, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya savaş, işgal ve ambargolarla halkları teslim almaya çalışan emperyalistlere ve onun savaş örgütü NATO’ya güçlü bir yanıt verilmelidir.
NATO ülkemizin, halkımızın güvenliğine tehdit, emperyalizm ülkemizdeki karanlığın ve zorbalığın arkasındaki en temel güçtür.
AKP iktidarı, emekçilere yönelik saldırılarını emperyalistlerden aldığı güçle gerçekleştirmekte, ülkemizi emperyalizmin ve NATO’nun çıkarlarına ortak kılmakta, Suriye’de gerçekleşen emperyalist müdahaleye, Filistin’de uygulanan katliama, Venezuela’da ABD’nin haydutluğuna, İran’a dönük saldırılara sesini çıkarmamakta, göstermelik açıklamalarla emperyalizmin adımlarını meşrulaştırmaktadır.
Benzer bir durum bugün düzen siyasetinde de hâkimdir. AKP’nin zorbalığına karşı çıkıp emperyalizmi, sermaye düzenini ve NATO’yu görmezden gelen her türlü yaklaşım gerçek bir kurtuluş mücadelesinden uzaklaşmak anlamına gelmektedir.
Bugün emperyalistlere, baş haydut Trump’a ve Siyonist Netanyahu’ya dur demek, yalnızca Ortadoğu halkları için değil, tüm dünya halkları adına hayati bir önem taşımaktadır. Savaşın ve sömürünün bedeli emekçilere ödetilirken, emperyalistlerin kâr hırsı başta bölgemiz olmak üzere tüm dünyayı derin bir belirsizliğe sürüklemektedir.
Bu tablodan çıkış emperyalizme ve uluslararası tekellerin savaş örgütü NATO’ya karşı bağımsızlık bayrağının yükseltilmesi ve bu mücadelenin sosyalist Türkiye hedefiyle birleştirilmesinden geçmektedir.
Birleşik Komünist Parti, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilmesi hedeflenen NATO zirvesine karşı tüm emekçileri, yurtseverleri, kadınları ve gençleri bağımsızlık ve sosyalizmin sesini yükseltmeye, 5 Temmuz’da İstanbul Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda başlatacağı yürüyüşe çağırmaktadır.
Emperyalistleri, savaş örgütü NATO’yu ve işbirlikçilerini ülkemizden kovacağız!
NATO’dan çıkılmalı, üsler kapatılmalıdır!
Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi
21.06.2026
